18 Nisan 2012 Çarşamba

11 Nisan 2012 Çarşamba

2 yıl ...

2 Yıldır 'Babam'sız yaşıyorum ben... Bir yanım hep eksik.. Güçsüz... Kırgın ... Üzgün .. Sevgisiz... Takdirsiz... Mutsuz...Aşksız.. Cesaretsiz .. Yalnız... Çaresiz...Korunmasız ..

Çok çok özlemli.. Keşkeli ..

İki satır arasında gizli saklı ağlamaklı..

Bol bol dualı..

Mekanın Cennet olsun BABAM .. Tüm kaybettiğimiz sevdiklerimizin mekanları cennet olsun..

Seni Çok Seviyorum Babacım ..
Biriciğin, Kızın, Canın ...

15 Mart 2012 Perşembe

Çoğalmak...

Hafta sonu Dalaman'a Özlem'e gittik. Geçen onca yılın ardından çoğaldığımızı görmek içimi ısıttı. Bir o kadar da garip oldum. Yıllar çok acımasız gerçekten. Eski fotoğraflara baktık biraz, gerçekten eskimişiz beh dedik. Sanırım 30 yaş sonrası pek kolay gelmiyor. Ya da bana iyi gelmedi...

Bugünlerde pek sık düşünür oldum çünkü.. Gidenler, kalanlar, yaptıklarım, yapmadıklarım,yapmak istediklerim, ucundan kıyısından bile geçemediklerim ...

Neyse dağılmayayım...

Oğlum'la başbaşa :) Uçak yolculuğu beklediğimden çok çok kolay geçti çok şükür. Yani bebekle olabilecek kadar kolay pek tabii :P Ama zorluk bebeğimden değil,THY mi desem yoksa Hava limanlarının farkı mı bilemiyorum ama Dalaman'da herşey ne kadar kolaysa Atatürk Hava Limanı'nda o kadar zor oldu bizim için!

Bebek arabasını üstelik baston olmasına rağmen aldığım için bin pişman oldum. Hele Dalaman'da uçaktan indiğimde bizi beklemesine rağmen İstanbul'da 25 dk arabanın gelmesini bekleyince ve  limanın bir sol bir sağ köşesine bakmak için sırtımda 2 sırt çantası kucağımda 12 kg luk bebe ve hınca hınç dolu bir hava limanı ... Şalterlerim çok fena attı. Görevliye sinir yaptım ama ne fayda.. Limanın en yoğun saatiymiş bla.. bla..

Görevliler sağ olsun çok çok yardımcı oldular. Bebek arabasını kocaman bir poşete koymamı istediler, çizmelerimi çıkarmamı .. Sağolsun görevliler benimle uçağa giriş kapısına kadar geldiler :) Ancak insanlarımız pek garip.. Elim kolum, sırtım dolu.. Görüyorlar.. Öne geçiyorum -ki anons yapılmıştı bebekliler, yaşlılar,engelliler önden diye- vatandaşlar hala hırsla, omuz atarak kapıdan geçmeye çalışıyor.. Hep söylüyorum allah korusun kıtlık falan olsa birbirimizi yeriz diye !!

Vallahi İstanbul zor şehir kardeşim, Dalaman öyle kolay, öyle basite indirgenmiş ki hayat.. Etrafta minavlar, üü ürüler, meler, havhavlar.. Portakal ve limon ağaçları ...

Yankı çok mutlu oldu. Herşeyle doya doya oynadı. Bebek ile aklında kalan tek şey meme olmuş ! N'apıyo oğlum bebek diyorum, memeeee diye bağırıyor :)) Mete Altan bebeği bir ara pişpişlemek istedi. Yastığı koydu dizine ee dedi. Bir ara biberonuna sulandı.. Bebek hep kucakta diye kendisi de hep kucak istedi gibi gibi küçük notlar Dalaman'ın ardından...

Bana kalan ise vakit acımasız ... Yaşlanıyoruz ... Çoğalıyoruz ... Eksiliyoruz ...

Bunlar da fotolar;



Bu fotoğrafa bayılıyorum; Resim için dedimki oğlum elini bebeğin karnına koy. Diğer elini kaldırdı ve sordu - Bbuu ?? Öyle saf, öyle güselsin ki oğlum :))




Ağaçlar süperr :)



14 Mart 2012 Çarşamba

Bırakıp Gitmek ...

bazen içimi bir sıkıntı basıyor,
herşeyi bırakıp gitmek istiyorum,
çok değil belki bir kaç saat belki bir kaç gün..

arkamdaki hiç bir işi.. hiç bir sorumluluğu düşünmeden..
sadece gitmek..

gitmek dediğim öyle sessiz bir yer değil ama..
uçağa binip hoop newyork mesala.. kimseyi tanımadan..
yeni birileri ile tanışmak olabilir..
ya da kimsesiz..

cebimde düşünmeyeceğim kadar para..
yemişim.. içmişim.. kafam iyi..
biraz alışveriş..
biraz eğlence :)

ohhh şarj oldum, batarya dolu..
dönebilirim bıraktığım herşeye şimdi.. üstelik dönebileceğim şeylerin mutluluğu ile..

ama bak hala buradayım ve içimde öyle deli bir gitme isteği..hatta öyle ki gözümde yaş içimde sıkıntı yapacak kadar..

 bugünlerde halet-i ruhiyem bu maalesef ..

8 Mart 2012 Perşembe

Büyümüş de Didişmeye Başlamış !!


Vermem de vermem diye tutturdu dün gece.. ve ilk kez söyledi bu kelimeyi.. tarihe not ..


22 Ocak 2012 Pazar

Tutamıyorum Zamanı...

Zaman hep mi böyle hızla akıyordu? Yoksa 30 dan sonra bu hissiyata mı kapıldım? Hergün birşeyler yaşanıyor ve bitiyor.Bazısı son derece üzüyor, kırıyor kalbimi.. Bazısı mutlu ediyor, umutlandırıyor içimi.. Bazen küsüyorum hayata.. Bazen çiçekler açıyor baharıma...

Oğlumsuz nefes alamam derken, bazen ağır geliyor oğlum bile..

Çok şey oluyor.. Çok şey ...

Ne yazacak vakit bulabiliyorum eksiki gibi ne de yazacak heves ...Aslında çok şey anlatmak istiyorum. Bağıra bağıra bazen.. BÜYÜK HARFLERLE !

Herşeye rağmen çok şükür sağlıkla hayattayız. Çok şükür bugünümüze ...

Bu fotoğraftan 1 gün sonra elinde çelik tencere ile düşen oğlumun ön iki dişi kırıldı :( Çook üzüldüm 





24 Aralık 2011 Cumartesi

Anne İş'te !


19 Aralık P.ertesi Sevdiğim Adamın doğum gününde ben yeni bir işe başladım. Bence güzel bir hediye oldu. Çünkü mutluluğumu armağan ettim kendisine. Her ne kadar sabahımız sooon derece gergin başlasa da sonrası daha iyiydi.

Hâl böyle olunca sevgili günlük, güzel okuyucu şu aralar bir adaptasyon sürecindeyiz maaile !

Son 2 yıldır, saatlerce (12 saat kadar)  aynı şekilde bir sandalyede oturmadığım için pek bi hamlamışım! Dizlerim, omuzlarım, belim pek bi ağrıyor..

 Oğlum 1-2 kere dışında hiiç 12 saat kadar benden ayrı kalmadı. Koca haftayı ilk defa anneannesi ile geçirdi. İlk günler pek anlam veremese de haftanın sonunda benim eve akşamları geleceğimi kavramış bulunmakta. Ya da bana öyle geliyor. Zaman gösterecek.

Koca de pek bir şey yok. Sadece yorgunluktan Yankı'yı uyutamadığımda, kendisi uyutmak durumunda pek sık kaldı bu hafta. Ama şikayeti yok :))

Annem doğumdan sonraki ilk 1 ayın dışında Yankı ile a'dan z'ye herşeyi ile ilgilenmek zorunda kalmamıştı. Ee tabii biraz yorucu oldu :Pp

En az zararla  oğlumun bu sürece alışmasını ve benimsemesini arzuluyorum. Biz iyi kötü hallederiz. Ancak O'nun tepkileri çook önemli. Şimdilik iyi gibi. İnşallah bozulmaz.

Bol bol şımarıyor, oynuyor, gülüyor. Eve geldiğimde an-ni ann-ni diye çok fazla bağırıyor. Elimde bir şey varsa alıp anneannesine veriyor ama.. Odadan odaya fişek gibi .. Anne gündüz ne veriyorsun demekten alamıyorum kendimi :Pp Tahin-pekmez ikilisinin bir oyunu mu bu bana??

 Artık tahin-pekmez ikilisi mi? Bilemiyorum ancak ilk iş günüm için küçük bir anımız var artık :Pp
Şöyle ki; P.ertesi işten döndüğüm ilk gün, oğlum deli gibi koşturuyordu,  bi salona bi kendi odasına. Koşarken de bağırıyordu; Ann-ni, an-ni edalarıyla.. Sesi yankılanıyordu !

Derken kapı çaldı. Saat 21:30. Kocayla birbirimize bakıyoruz. Bu saatte habersiz kimse gelmez. Çöp de alındı. Hayırdır?

Kapı çalar. Koca kapıyı açar. Alt kattaki komşu çooocunuz top oynuyor galiba der. Koca kişisi, evet bir çocuğumuz var ama kendisi top oynayacak kadar büyük değil der. Ardından Yankıııı gel oğlum der. Kapıya gelen yerden bitme miniğim komşuyu utandırır ve rahatsız olan komşu, özür dileyerek gider :) Kocayı da oğlanı da anne kişisi öper, bu masal da burada biterrrrrr :))

Yeniliklerle Yeni Yılım ..

Yeni yılım bana iyi gelecek. İyi enerji yayıyorum evrene:)

Yeni bir işe başladım!! Ohh çok iyi geldi !! Özlemişim..

Yeni bir yaşa girdim.. Umarım iyi geçer..

Güzel haberler alıyorum; Tülin arkadaşım doğurdu ve güzeller güzeli Poyraz  Burç'u kucağına aldı. Yine Nilüfer arkadaşım da güzeller güzeli Koza'yı kucağına aldı.

Bir de Özlem'ciğim doğurursa akşamdan sabaha..

21 Kasım 2011 Pazartesi

13 Kasım 2011 Pazar

13 de bitti !!

Hani bir Adam'la bir Kadın vardı ya, işte onlar 13. yılı geride bıraktı, laf aramızda :Pp

Daha iyisine, daha çoğuna.. Birlikte yine.. Daha çoğalarak olur mu bilmem ama daha nicesine...

Sevgiliyi ve sevgilinin parçasını severek ...


3 Kasım 2011 Perşembe

:)

 Assoliste bağlayan Snıckers reklamı çok eğlenceli bence :)

2 Kasım 2011 Çarşamba

6 Gündür Temiziz !!

6 Gündür temiziz!! Oğlum 6 gündür emmiyor. Şöyle ki; 18 aydır, bir fiil emen Yankı bebesi, ilk başlarda bile yara yapmamışken son 1 aydır iltihaplı, akıntılı yaraları oluşturunca 4. ve son denememde başarılı olduk. Olduk; ilk önce oğlum, ben ve eşim ..

Önceki 3 denememizde ne ben ne de oğlum hazır değilmişiz gerçekten. Çünkü her seferinde gece olunca ikimiz de cayıyorduk. Ancak oğlumun büyümesi ve beni anlamaya başlaması gerçekten de işimi kolaylaştırdı. Uff olmuş oğlum, yara olmuş demem ve ilacı yanında sürmem oğlumu ikna etmeme yetti.

Ancak bu demek değil ki, gece ayaklarını yatağa vura vura ağlamadı.. Sabahın 5 inde ayılıp, arabası ile oynamadık.. Biberonla, bardakla süt içirme çabalarında bulunmadık.. Beceremeyince kuru üzüm, dut ile kandırdık :P

Babamız sağ olsun, çok yardımcı oldu bize.. Ben zaten ilk 2 gün hiç yaklaşamadım Yankı'ya. Malum sebepden kollarımı kaldıramadım bile. Hep yatmak istedim ama ağrıdan yatmayı bile beceremedim. Sürekli söylendim durdum; puff ne zormuş anne olmak, püf ne zormuş sütten kesmek, ünlüler nasıl dayanıyor arkadaş bu acıya ( Çağla Şikel 2. ye gebeymiş de ) bla bla.. 2 gün ben söylendim, oğlum ağladı..

Çok şükür artık, arada nikotini tutsa da çok çok iyiyiz, ilk günlere göre.. Her işte bir hayır vardır sözü ne kadar doğruymuş.. Yara olmasaydı daha ben zooor keserdim sütten, bendeki bu kırk akıl kırk fikirle..

Sıra geldi, uyku sorununa.. Bir de bunu çözersem süper olacak :)

24 Ekim 2011 Pazartesi

Karmaşığım ...

Aynen öyle.. Karmakarışık duygular içindeyim ..

- İş arıyorum / bulamadım hâlâ..
- Diyete başladım
- Yankı büyük bir değişim içinde.. Kabullenemiyorum sanırım..
- KPSS ye hazırlanmak, yani kursa gitmek istiyorum
- Direksiyonumu iyileştirmek istiyorum
- İngilizcemi de ...

uff saçma sapan bir hâldeyim ...... Ya maymun iştahlıyım, ya da kabıma sığamayacak kadar dinlenmiş !!

26 Eylül 2011 Pazartesi

Maaile Antep :))

Yokum yineeeee :( İyice saldım  çayıra muhabbeti !!

Önce Kırklareli şimdi de Antep, gezmeklerdeyiz aslında :)) Bol bool dinlenmece ve kebap !!


















20 Ağustos 2011 Cumartesi

Uyku Sorunsalı !! vol 3 ( Karışık Duygular )

vol 1 ve vol 2 de detatyları yazmıştım; bir süreliğine bu mevzuyu rafa kaldırdım diye.Ta ki bebenin yatağını daha güvenli hale getirene kadar. C.ertesi günü  Koca kişisi, Yankı'nın yatağının korkuluğunu marangoza götürüp, 4 parmaklığını kestirdi. Böylece bebemiz kendini yataktan atmaz, aradaki boşluktan çıkar diye umut ederek. Yani C.ertesi gününden beri tekrar yatır kaldırlara başlayabilirdik. Kaç gün geçti hâlâ başlayamadım. Çünkü bebem odasına girmek istemiyor, hele yatağına konmak HİÇ istemiyor. Hemen ağlamaya başlıyor. 1,5 günlük yatır kaldır denemem, aklına öyle bir yer etmiş ki, silmem mümkün değil gibi gözüküyor. Durum böyle olunca içim tekrar ağlatmaya el vermiyor.

İlk başladığımda çok kararlılydım. 45 dk süren uykuya dalma rutini artık beni çok sıkmıştı. Üstüne bir de doktorumuz 2 yaşına doğru korkular başlayacak. Karanlık, gölgeler vs.. O zaman hiç ayıramazsınız deyince mutlaka kendi kendine uyumayı öğrenmeli, yatağında yatmalı ve memeden kesilmeli dedim.

Ancak şimdi o kararlılığımdan eser yok. Bebeğimi ağlatmak istemiyorum. Yatağından o kadar soğudu ki, yatağa doğru hamle yaptığımda ağlamaya başlıyor. Bu da beni açıkcası hem korkutuyor, hem de yıldırıyor :((

Diyorum ki kendime; Uleyyn en fazla kaç yaşına kadar yatar ki bizimle?? Kokusu öyle güsel, öyle sıcak ki.. Yatsın be n'olcak?? Ben nasıl mutlu oluyorsam bebem de öyle.. Şu an bir zararı yok yane :)) Züğürt tesellisi biliyorum söylediklerim...

N'apcam ben sayın izleyici? Fikri olan? Tecrübelerinizi paylaşır mısınız anacım benimle??

  • Bu bebeler kaç yaşına kadar bizimle yatmak ister??
  • Birlikte uyuymamızın bir sakıncası var mı?
  • Memeden nasıl keseceğim??? :(((
  • Ağlatmadan kendi kendine ve yatağında uyutmaya alıştırmak mümkün mü???
  • Alışmasa ne olur?? 
Kendini yiyip bitiren, üzgün,kararsız anne kişisi ://

12 Ağustos 2011 Cuma

Uyku Sorunsalı !! vol 2

TAM BİR FİYASKO!!!! ile bir kaç günlüğüne kapadık konuyu.

Şöyle ki;

Dün gece uykusuna yine yatır kaldır ile yatırdım. Üstelik bu sefer 15 dk ağladı. Ama uykuya dalması yine totalde 45 dk sürdü. Meme de emmedi. Buraya kadar bir problem yok.

Ancaaak yatır kaldır aralarında odadan çıktığımda Yankı'nın yatağının korkuluklarına tırmandığını gördüm. Düşmesi an meselesiydi yani. Gece eşim geldiğinde kendisene günü anlattım. Gece yine yanımıza alalım yoksa gece tırmanıp düşebilir dedi. C.ertesi korkuluğu yükseltene kadar yanımızda yatırmamızı, korkuluk problemini çözünce tekrar başlamamızı söyledi.  Ben ise  emeklerimin, Yankı'nın gözyaşlarının boşa gideceğini, Üstelik yanımda olursa meme isteyeceğini söyledim.

Uzzun bir münakaşadan sonra girip Nurturia'da yaptığımız araştırma sonucu, ikna oldum. Kesinlikle ya korkuluğu yüksletmemiz, ya yer yatağı yapmamız ya da korkulukları tamamen kaldırmamız gerekiyordu. Bu çocuklar tırmanıyor arkadaş ve düşebiliyor !!


Gece uykusunda yine yanımıza aldık. Yine bizimle uyudu,yine emdi :(( Dünkü emeklerin çöpe gitmesine mi? Kuzumun gözyaşlarına mı? Yoksa kuzumun kafasının karışmasına mı yanayım bilemedim :((

Öğle uykusu için biraz önce yine yatağına yatırdım. Mutfağa gittim, masanın üstündeki suyu alayım diye, babası da koridorda. Pat Yankı koridorda bize doğru yürüyor !!! Sen mi indirdin yataktan diyorum, hayır yanındayım ben de diyor. YANKI KENDİ KENDİNE kaç cm bilmiyorum ama boyunun 2 katı kadar yüksek olan yatağından aşağı inmiş,düşmüş !!!!

ŞOKE olmuş durumdayım. Odasına geldik, cibinlik yerde. Cibinliğe tutunup, inmeye çalışmış olmalı. Yerde ayısının üstüne hafif bir iniş yapmış ama bu bir MUCİZE tek kelimeyle. Şu an ACİL de olabilirdik. Kafa göz patlak, biryerleri kırık çıkık olabilirdi.

Çok şükür bu kadar hafif atlattığımız için. Çok şükür.


Yankı'nın yatağına bir çözüm üretene kadar bu defteri kapadık. En kısa sürede yatağını güvenli hale getirip, bu defteri tekrar açacağız.

11 Ağustos 2011 Perşembe

Uyku Sorunsalı !!

Yankı, Rota Virüsü yaşayana dek kitap ya da melek bebek kategorisine giren bir bebekti. Katı gıdada sorun yaşatmayan, kendi kendine uyuyan, düzen seven bir bebekti. Ne zaman hastalandı, bütün huyu suyu değişti. Yemekleri redettemeye başladı. Uyku ise tam bir sorunsala dönüştü. Sadece anne memesinde, pişpişlenip, kucakta sallanarak uyumaya başladı. Üstelik bu şekilde bile uykuya dalması en az 45 dk , en çoksa  1saat 15 yı bulur olmuştu. Yaklaşık 4 aydır da bu şekilde devam ediyoruz.

Dünkü rutin doktor kontrolümüzde, artık memeyi bırakabileceğine dair konuşunca, bugün hem meme, hem de uyku problemini çözmeye karar verdim. Bunlar çözüldüğünde de iştah yani yeme probleminin de kendiliğinden çözüleceğini umut ediyorum.

Yaklaşık 2 ay önce, yani Yankı 13 aylıkken  1 kere tüm gün meme bırakma denemesinde bulunmuş, gece hem ben hem Yankı ağlayarak meme vermeye başlamıştım. Yani daha ben hazır değildim ki, bebeğimi bu duruma hazırlayayım.

Ancak artık bebeğim 15 aylık ve ben de kendimi hazır hissediyorum. Yankı'nın iştah probleminin memeye güvenesinden kaynakladığını net olarak biliyorum. Keza uyku probleminin de öyle...

Bu nedenle artık keseceğim. Kararlıyım.. En önemlisi HAZIRIM...

Hazır memeden kesmeyi öğrenirken, kendi kendine de uyumayı öğrenebileceğini düşünüyorum. Çünkü kucağımda olunca meme istiyor. Yatağında olursa ancak memesiz uyuyabilir. Bu durumda biraz yatır/kaldır, biraz azim ile bu işi çözeceğimizi düşünüyorum.

Biraz önce ya Bismillah deyip start verdim;

17:45 de yatağına götürüp bıraktım. Burada uyumasını istediğimi usul usul söyledim. İlk önce ne olduğunu anlamadı ve ayağa kalktı. Tekrar yatağın dışına alıp, burası senin yatağın ve sen burada ee yapacaksın Yankıcım deyip yatırıp çıktım. Ağlamaya başladı. Biraz bekledim 2-3 dk kadar. Sonra yan odadan seslendim, hadi ee yap bakalım Yankıcım diye.. Daha da bir bağırarak ağlamaya başladı. Yanına gittim. Yatağında ayakta duruyor ve ağlıyordu. Tüm oyuncaklarını birbirine katmıştı. İlk önce kucağıma aldım. Sonra oyuncakları yere koydum. Daha sonra tekrar ee yapacaksın bebeğim deyip yine bıraktım. Direkt bağıra bağıra ağlamaya başladı. Şişşt falan dedikçe basbas bağırıyordu. Tekrar kucağıma aldım. Ağlamaktan akan burnunu, gözyaşlarını, terini peçete ile silip tekrar aynı sözcükleri söyleyip odadan çıktım.

Bağıra çağıra ağlamaya devam ediyordu. Yan odadan seslandim; Hadi bebeğim ee yap bakalım.. Yine öfkeli ve ağlıyor. Biraz bekleyip 6-7 dk kadar sonra yanına gittim. Yine ayakta bekliyor ve ağlıyor. Kucağıma aldım. Sümük, ter silme olayından sonra biraz su içirdim. Hadi bebeğim ee yapalım dedim ve kucağımda biraz yatırıp sakinleştirip yatağına bıraktım. Bıraktığım an kendini sopa yutmuş gibi geriyor, yatmak istemiyor ve bağırarak ağlıyordu. Tekrar kucağıma aldım pişşş pişşş  falan deyip sakinleştirip, öperek yatağına koydum. Odadan çıktım.

Ağlamaya devam etti bir süre daha. Saat 18:15 civarı son kez odaya girdim. Bu sefer uyuyana kadar çıkmayacaktım. Çünkü bu 4. girişim. Artık hem yoruldu, hem yıprandı. Yine yukarıdaki rutinlerden sonra kucağımda sakinleştirip yatağına bırtaktım. Sanırım çok yorulmuş olmalı ki bu sefer kalkmaya çalışmadı. Ben de yattığı yerde ee dedim, yan yattığı için sırtını sıvazladım. Yorgun olarak yatmaya devam etti. Gözleri bir kapanıp bir açılıyordu. Uyuymak üzere olduğunun sinyallerini veriyordu. Ama birden hiç uykusu yok gibi, ayık gibi dönüp bana hımımı hımım diyerek, sorar gibi bir şeyler demeye başlıyordu. Ben de hadi bakalım ee deyince gözünü kapatıp bir süre durup yine gözünü açıp aynı rutini 3-4 kez yapıp uykuya daldı.

45 dk nın sonunda, memesiz, kendi yatağında uyudu. Belki tam Tracy Hogg yöntemi olmadı. Sonuçta ben yanındaydım ve sırtını sürekli sıvazladım. Ama bu benim bebeğime göre uyarlanmış hali oldu.

İlk deneme için sonuçtan memnunum. Umarım başarılı olurum. Ancak çok kararlıyım bilesin günlük.

Buradan 15 aylık bir bebek nasıl kendi kendine uyutulur. Yoksa uyutulamaz mı? Memeden kesilir mi? Gün gün göreceğiz sayın seyirci :)

Ayısına sarılıp, uykuya dalan Yankı bebesi :)



Hamiş; Yüzündeki morluğun ve uyku hikâyemizin devamı yarına...


9 Ağustos 2011 Salı

Hamişsel Durum :Pp

Yaş itibari ile etrafım bir bir hamiş ile dolmaya başladı :)) Bu hamiş haberleri beni peeek mutlu ediyor sevgili günlük :))

İlk önce arkadaşımız Funda & Ebrar çiftinin güsell haberini aldık :)) İlk bebeklerini kaybetmişlerdi maalesef. Zor günler geçirdiler. Ancak şimdi yine yeniden heyecanlı günler :))  Akşama sabaha doğum bekliyoruzzz :) Vallahi her çalan telefonu doğuma mı? Diye açıyorummm ! Kızımız olacak :Pp

Daha sonra eski iş arkadaşım, masadaşımın hamiş olduğunu öğrendim. 20 li haftalarını devirdi, Sevgili Arzu. Kızımız olacak :Pp

Daha sonra canım arkadaşım, dostum Özlem'ciğimin haberi geldi :)) Çooook mutlu oldum. 20 li haftalarını geride bıraktı Özicim :)) Hâlâ inanamasam da oğlumuz olacak :pP

Ve daha sonra, taaa mahalle arkadaşım, şimdilerde yeni blogger olan ( kendisini defalarca blog tutması için ikna etmeye çabaladıysam da becerememiştim. Sonunda bebişh ikna etmiş anlaşılan :)))  Tülin'ciğim den geldi hamiş haberi :)) Çok mutlu oldum, yine aaaaa, çığlıklar eşliğinde aldım mutlu haberi :)) Oğlumuz olacak :Pp

Son olarak, çok yakın bir zamanda öğrenmiş olduğum bir hamiş haberi de blogger arkadaşım Nilüfer'den geldi :)) Yüz yüze hiç tanışmadık belki ama ne eski, en tanıdık ve çok sevdiğim  bir isim benim için Nilüfer. Öyleee çooookkk sevindim ki :)) Kızımız olacak :Pp

Tüm hamişlerin sırasıyla, sağlıkla bir bir bebişlerini kucaklarına almasını diliyorum. Bana da boool boool sevmek kalıyor anacım :)))))

Hepsine kocaman MAAŞALAH !! Bol tekmeli günler, hadi bana müsadeeeeeee

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Tatilin Ardından...

Neredeyse 1 ay önce maaile tatile gitmiştik. Yazma fırsatı bugune kısmet oldu. Yankı paşam mışıl mışıl öğle uykusuna yatmışken yazayım dedim.

İlk önce Amasra'ya gitmeye karar vermiştik Otak Ailesi ile ancak Amasra ikliminin Yankı bebesi için birass soğuk olacağına karar verdik. Hem İstanbul'dan çok uzaklaşmadan, hem koca kişisinin ilk araba ile uzun yol deneyimi olacağından, hem de Ege ve Akdeniz güneşinin anne kişisinin alerjilerini azdıracağından  Ayvalık ve çevresinde takılalım dedik.

Bebe kişisi ile ilk tatil olacağından biraz çekingen ve tırsaktık. Yola sabaha karşı 5 gibi çıktığımız için yolun büyük bir kısmında bebe kişisini uyutmayı planladık. Ama planlar sadece insanoğlunun kafasındadır sözünü tekrarladık :))

Bebe kişisi kendini bizimle bir sanıp, sabahın 8'ine kadar uyumadı!! Ancak uyku sersemi olduğu için bir vukuat da olmadı :)) Tekrar uyuyup uyandığında da yanıma almış olduğum 1 dev poşet oyuncakla bebemi oyalamasını bildim :Pp Ancak bebem öyle cin fikirli ki o poşeti gördü ya, içinden ha bire oyuncak çıkıyor ya.. hı hı hı diyerek bütün poşeti bana döktürdü 5 dk içinde. Poşetin dibini gördü ancak öyle rahatladı :))

Yolculuğumuz boyunca şahane bir yerde ( ismini not ettiğim kağıdı bulamadığımdan isim veremiyorum. Üzgünüm :()) açık büfe kahvaltı yapmanın ve Lapseki arabalı vapur molamız dışında mola vermedik. Yankı vapura bayıldı. Sürekli denize doğru hamle halindeydi :))Aslında bizim arabadaki tek korkumuz oto koltuğunda oturmak istemeyen bebeyi nasıl oyalayacağımızdı. Çok şükür herhangi bir sorun olmadan ve sağ sağlim öğleden sonra 3 gibi Assos'a vardık.

Assos, Behramkale, Cunda, Şeytan Sofrası, Kadırgalı, Ayvalık merkez,Sarımsaklı Altınoluk gezebildiğimiz yerlerdi. Ben en çok Assos içindeki denize sıfır butik otelleri ve minik minicik sokak aralarına bayıldım. Cunda gece pazarı da oldukça hareketli ve güzeldi. Kadırgalı sakin, sessiz tatil arayanlar için güzeldi. Saydıklarımın içinde sadece denizi kum olan Sarımsaklı olduğu için ilk 2 gün Kadırgalı, kalan 5 gün Sarımsaklı'da kaldık.


Kadırgalı çok sakin bir yer... Suyu çok temiz ve güzeldi. Sadece giriş taş. Kaldığımız otelin arka kısmında bahçe içinde villa tipi odalar vardı. Otak Ailesi ile yan yana villalarda kaldık. Ancak bahçe içinde olduğu için ne sivri sinek ne de örümcekleri önelmenin bir yolunu bulamadık ve maalesef bebemi çok fena ısırdılar :(( Odayı yatmadan birkaç saat önce ilaçlamamıza, bebemize ilaç sürmemize ve odada sinek kovar kullanmamıza rağmen bebemi, ve kocamı hep yediler. Biz de daha fazla uzatmadan 2. gün ayrıldık. Plajı kum olduğu için Sarımsaklı'yı tercih ettik. Yankı'nın su çiçeği zannettikleri suratı ile bu sefer doğadan uzak otel odasında kalmayı tercih ettik.

Burada tekrar bebeğimizi bir şey ısırmadı. Ancak sivri sinekler FELAKET !! Akşam yemeği vakti resmen istila ediyorlar. Yankı'yı nasıl koruyacağımızı şaşırdık.

Gündüz güneş, akşam sinek.. dur oğlum yapma oğlum, cız oğlum, hadi ye oğlum, hadi uyu oğlum.. siz çıkın ben yorgunum Yankı ile uyuyacağım.. la geçen bi tatil oldu bizim için....

Çocukla tatil zormuş. Henüz yürümemesi nedeni ile hep kucak istemesi, bebek arabasına oturmak istememesi, her yerde sürekli meme istemesi, güneş, sinek, iştahsızlık derken 7gün çarçabuk bitti. Yine tatil olsun yine oğlumla giderim. Hiçbir şekilde anneanne ya da babaanneye bırakmayı düşünmem. Ama annemi de tatile götürebilirim :))))

Dönüşte valizi çok da bozmadan 15 gün de annemde kaldım. Şimdi evimdeyim. Büyük bir temizliğin ardından temiz temiz oturuyorum evimde :)) Temizliğe kendim kalkıştım ama Yankı ile yapmamım mümkünatı yokmuş. Sürekli ya kovaya dalıyor, ya da merdivene tırmanıyor!!Kovalar deterjanlı hadi  dk da bir el yıka, üstü ıslanıyor üst değiştir !! İşin ortasında temizlik için kadın bulduk da gelip o toparladı evi. Artık düzenli olarak o yapacak :/ Ben anca ortalık toparlım veledimle :Pp

Tatilde bir gece Otak Ailesinin odasındayız. Yankı paşa hop yataktan komidine, komidinde masaya, masadan yatağa derken 6-7 adım atıveriyor. Aha dedik YÜRÜYOR !! Sonra bir daha tık yok :( Eve döndüm bir kaç gün sonra anneme gittim. Orada aynı hamleler aha yürüyor. Ertesi gün yine tık yok. 2-3 gün sonra 14,5 aylık olan YANKI BEBESİ YÜRÜMEYE BAŞLADI :)) EVDE BİR ŞENLİK HAVASI :))) O gün bugündür maaşallah HİÇ OTURMUYOR. Sürekli yürümek istiyor. Bir de sokakta elimi tutmayın büyüdüm ben havası var !! Dün A.V.M'ye gittik, yürüdükten sonra ilk kez. Elini bıraktım bakalım n'apcak diye; Resmen çıldırdı. Bi sürü insan kendi de onlar gibi ÖZGÜR !!

Uzun lafın kısası tatil de pek çok şey gibi çocukla ZOR anacım. AMA PAHABİÇİLEMEZ !!

Son olarak fotoğraflar ;









Yaz Aşkı :Ppp


Hamiş 1 ; Fotoğraf kolajlaması yaparken bebem uyandığından, bazı fotoları çifter çifter koymuşum. Farkındayım yane :Pp

Hamiş 2 ; Tatilde bir de büyük birr kaza atlattık ama yazmayı unutmuşum. Sanırım beynim de bu anı silmek istiyor!! Şöyle ki ; Ben oğlumla çocuk havuzunda oynaşıyorum. Babamız da büyük havuzunda. Aramızda balkon demirleri gibi demir var. Babamız Yankııı gel oğlum diye seslenince ben de şişme, üstü güneşlikli gayet emniyetli duran simidin içindeki bebeğimi babasına doğru ittim. Sen simit devril. Kafa suyun içinde, ayaklar simide sıkışmış. Ben 2 kulaç mesafede, baba demirlerin arkasında !! Çok fena bir andı. Çok fena !! Kalbim  sıkıştı, içim bi garip oldu. Tarifi yok işte. Babası ile aynı anda oğlumun yanında olduk ve bi hışım çıkardık suyun içinde tepetaklak duran bebeğimi. Su yutmuştu haliyle ve korkmuştu. Allahtan başka bir şey olmadı. Ama korkusu bize yetti de arttı bile ! Simit doğru çöpe !! Yazdım ununttum gitti......

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Yolcudur Abbas, Bağlasan Durmaz !!!

Durum aynen başlıktaki gibidir sayın izleyici, sevgili okur :)) Vakit yolculuk vaktidir. Maaile  -çekirdek kadro- ve Burak&Figen çifti ile birlikte Ayvalık, Cunda, Sarımsaklı, Bozcaada odaklı biraz da yol bizi nereye götürürse diyerekten gidiyoruz. Herhangi bir rezarvasyon yaptırmadık, gidip görüp beğenip canımızın istediği yerde kalacağız. He he yer bulamamak da var tabii !! 14 aylık bebe ile umarım açıkta kalmayız :Pp


Sağ sağlim gidip dönmek umudu ile hoşçakalın anacım.. Gelince yediğimiz içtiğimiz bize.. gezip gördüklerimiz size ...

Su kuşu Yankı'dan Selimpaşa hatırası :Pp ( 13,5 aylık bebe kişisi )


9 Haziran 2011 Perşembe

İsteksiz Bloger :(

Günler akıveriyor bir bir.. Hergün başka bir mucize .. Oğlum hergün başka türlü şaşırtıyor bizi, beni ..

Yazacak çok şey var tabii ama pek bir isteksiz bloger oldum ben :( nedendir bilinmez.. Sadece blog değil; diğer sosyal paylaşım siteleri de aynı durumda.. Elim hiçbirine gitmiyor !!

Bir türlü ısınmayan havaların güzelleşmesi ile açtığımız park bahçe sezonunu deniz havuz ile sürdürüp, balkon sefaları ile taçlandırmayı düşünüyorum :)) Tatil planları, memleket gezileri, piknik organizasyonları ve mutlak müze kart çıkarıp gezilecekler listesine eklenecek tarihi mekanlar.. Bir de Adalar var tabii !!

Yazı olabildiğince yoğun geçirme isteğimiz var, bakalım. Kısmet ...

CV'mi güncelledim. Bir kaç görüşme de gerçekleştirdim. Şimdilik olan bir şey yok. Hayırlısı.. Beklemedeyim yani :/ Kışa doğru olursa süper olur :)

Kahkul kestirdim. En son ortaokuldaydım kestirdiğimde! Koca kişisi kısa bir tatile çıkmıştı. Eve döndüğünde kapıyı açtığımda OLDUKÇA şaşırdı. Zira beni 13 yıllık geçmişimizde hiiç kahkullü görmediği için şoku atlatması birass vakit aldı tabi :)) Beğendiğini söyledi, bilemiyorum artık :)) İyice bakır rengi olan saçlarım pek bir içime sindi :) Bu yaz böyle..

Oğlum üst dişleri çıktığında birdenbire yalancı memeyi bırakmıştı, şimdi de biberonu bıraktı. Artık suyunu biberondan değil, bardaktan içiyor. Ama beni bırakmayı hiiç düşünmüyor !! Doktor iştahlanması için meme saatlerini 4-5 saatte bire çıkarmamı istedi. Biraz nikotini tutuyor, kafası bulanıyor ama alışmaya çalışıyor bebeğim :))

Henüz yürümüyor. Emekleme oscarı vereceğim oğlum'a ! İstediği yere öyle hızlı ulaşıyor ki emekleyerek sanırım yürümeme çabası bundan. Tay tay durma durumları da yok. Koltuktan koltuğa geçiyor, kollarından tutarsak uzay yürüyüşü yapıyor hepsi bu ..

Kilo veremiyorum :(( 57 kg ile hamile kalmıştım. 79 ile doğuma gittim. Bebeğim 13 aylık ve ben de 66 kiloyum!! Hedefim 55 :)) Çaba harcıyor muyum? HAYIR !! Kendi kendine gitsin istiyorum. TEMBELİM

İndirimden gece elbisesi aldım. Çok uyguna geldi, mutluyum/gururlıyum :))

Karşı sitede birisi 3 kişiyi vurdu. Polisler ambulanslar... Çok fenaydı.. 3.sayfa haberi .. SİLAHSIZLANMA ŞART !! Bu kadar kolay silah taşınamamalı !!

Seçim otobüslerine gıcık oluyorum. Bas bas bağıran müziğine !! Bebeğim sıçrayarak uyanıyor !!

Bir sürü arkadaşım HAMİLE :)) Ne çok hamiş, bebek, bebek arabası varmış öyle yahu !! Bugüne kadar görmemişim hakkatten.. Algıda seçicilik bu olsa gerek

Orkun hâlâ uzakta :((((

Ne bileyim sevgili günlük, sayın okuyucu bi sürü bi sürü konu var... Böyle faydasız, alakasız bir postun bir daha olmaması dileği ile ŞEN Kalın EFENİMM :))

Haaaaaaa bu arada şu gözler 101. izleyenimi gördü ya :))))) Çok çok teşekkür efenim bir kez daha :))

 Kahkullerim ve ben ve fındığım :))


canımın içi ve ben ve kahkullerim :Pp